
Akıllı cep telefonları, tabletler, pek çok işletim sistemiyle uyumlu çeşit çeşit e-kitap uygulamaları, hatta son zamanlarda markete düşen e-kitap okuyucular ile Türkiye’de yavaş yavaş kendine yer edinmeye başlayan bu kültür, bir sonraki kitabını seçmek isteyen pek çok okuyucunun aklında soru işareti bırakıyor. Okukeşfet’in bu yazısında e-kitap nedir, ne değildir, avantajları nelerdir, basılı kitabın yerini tutabilir mi gibi soruları cevaplama girişiminde bulundum.

Elektronik Kitap
Öncelikle elektronik kitabın avantajları sıralayalım;
1. Taşıma kolaylığı
En büyük avantajı tabii ki kolay taşınabilmesi. Eğer e-kitap uygulamalarından birini kullanıyorsanız, zaten günlük hayatta yanınızda taşıdığınız cep telefonu, bilgisayar ya da tablet dışında ekstra bir ağırlık taşımak zorunda kalmıyorsunuz. Özellikle sınır bozucu kilogram kısıtlamalarıyla uçarken size büyük avantaj sağlıyor bu durum. Hele de uzak bir şehre, yahut başka bir ülkeye taşınıyorsanız, kütüphanenizi, başucu kitaplarınızı arkada bırakmanız gerekmiyor.
2. Ulaşılabilirlik
Aradığınız kitabı bulana kadar kitabevinden kitabevine gezmek zorunda kalmamanız bir diğer avantaj. Baskının tükenmesi, yeni basım kitabın satıcının eline henüz ulaşmamış olması gibi sıkıntılarınız olmuyor. İnternetten kitap alışverişi zaten bu konuda hayatımızı epey kolaylaştırmıştı. E-kitaplar ise bu rahatlığı bir kademe daha ileri taşıyor. Kargo ücreti, dağıtımı beklemeden, istediğiniz kitaba saniyeler içinde ulaşıp okumaya başlayabiliyorsunuz.
3. Kişiselleştirilebilirlik
Epub, mobi, azw gibi bir e-kitap formatları kitabınızı okurken karakterlerin boyutunu, satır boşluklarını, hatta yazı stillerini değiştirmenizi mümkün kılıyor. Dolayısıyla, her kitabı en rahat okuyabileceğiniz formata getirip, kolayca okuyabiliyorsunuz. Yapılan araştırmalar, okuma bozukluğu (disleksi) bulunan insanların e-kitapları daha rahat okuyabildiğini gösteriyor.
4. Fiyat
E-kitaplar baskı ücreti içermediklerinden, basılı kitaplara kıyasla çok daha ucuza mal edilip satışa sunuluyor. Dolayısıyla aynı bütçeyle daha fazla kitap alabiliyorsunuz. Tabii, elektronik her şeyde olduğu gibi e-kitapların korsan versiyonlarına internet üzerinden, ücret ödemeden ulaşmak mümkün. Bu durumda karar biraz sizin vicdanınıza kalıyor.
5. Paylaşım kolaylığı
Yayın hakları ihlalinde gri bir bölgede kaldığı için bu başlığı sondan bir önceye bıraktım. Elektronik kitapları arkadaşlarınız, ailenizle paylaşmak basılı kitaplardan çok daha risksiz ve kolay. Kitabınızın geri dönmeme, ya da hasarlı geri dönme riski ortadan kalkmış oluyor.
6. Çevre duyarlılığı
Küresel ısınmanın etkilerini görmeye başladığımız bu günlerde bu önemli başlığı sona bırakmamın nedeni, e-kitapların çevreye daha az zararlı olması için kimi şartların sağlanması gerekliliği. Eğer e-kitaplarınızı okumak için özel bir e-kitap okuyucu kullanıyor, yılda 14 kitaptan daha az okuyor ve kitap okuyucunuzu yılda bir kereden fazla değiştiriyorsanız, o zaman arkanızda bıraktığınız karbon izi, basılı kitap okumanızla aynı seviyede kalıyor. Ancak e-kitap okuyucu kullanmıyor, yahut sıklıkla değiştirmiyorsanız, e-kitaplar daha çevre dostu bir seçim.
Basılı Kitap

Tüm bu özellikler e-kitapların hayatımızda kalıcı bir yer edinmesine sebep oldu. Yine de, basılı kitapları tercih etmek için hiçbir sebep kalmamış değil. Şimdi, bir de e-kitapların eksik kalan, oturmayan yanlarını anlatmaya çalışayım.
1. Hissiyat
Farkında olsanız da olmasanız da, okumak, kitabı elinize alışınızla başlayan bir ritüel aslında. Kapağını incelemek, serotonin salgılatan o mürekkeple karışık ödünümsü kokuyu içimize çekmek, kitabın sol tarafının yavaş yavaş kalınlaşması ve beraberinde gelen, kitabın yakında bitecek olmasının hüznüyle karışık başarmışlık hissi… E-kitap okurken bunların hepsinden, ne yazık ki, mahrum kalıyorsunuz.
2. Koleksiyon
Okumayı seven biri için kitap yalnızca bitirip bir köşede saklanacak, unutulacak bir şey değil tabii. Kütüphanemize koyduğumuz kitapları düzenlemekten, yanından geçerken ara sıra göz gezdirip nostalji yapmaktan hangimiz hoşlanmıyoruz ki? E-kitaplarda, kütüphaneniz yalnızca bir dizi dosya isminden oluşuyor, ve her şey gibi dijital dünyanın sarmalında unutulup gidiyor gibi geliyor bana.
3. Not alma
Kimimiz cümlelerin altını çizer, kitap marjinlerine bir şeyler karalar, kimimiz küçük bir ajandaya sevdiği cümleyi özenle, sayfa – satır numarasına kadar not eder. Bu konuda tercihimiz ne olursa olsun hepimiz bu notlara geri dönmekten, alıntılardan biri aklımıza düştüğünde kitabı karıştırıp içinden birkaç paragraf okumaktan keyif alıyoruzdur. E-kitaplarda not almak, notlarınızı bir .txt belgesine kaydetmek oldukça kolay. Ancak o kitaba tekrar geri dönmek, o sayfayı bulmak basılı kitaplardaki kadar kolay ya da ilgi çekici bir süreç değil ne yazık ki.
4. Bütünlük
İyi basılmış bir kitap, kapak ilustrasyonundan, karakter tipi seçimine, sayfa düzenine kadar her detayıyla kendine has aurası olan bir sanat eseri ve gözünüze iliştiği andan itibaren sizi atmosferi içine almayı başarıyor. Görünümünü hemen hemen tamamıyla değiştirebildiğiniz e-kitaplar ne yazık ki bu bütünlükten yoksun.
5. Ekran, ekran, ekran
Ekran bağımlılığının ciddi boyutlara ulaştığı şu günlerde, e-kitaplara yine sadece bir ekranın arkasından ulaşabiliyorsunuz, bu da ister istemez dikkat dağınıklığına mahal veriyor. Hele de telefon ya da tabletinizden, internete bağlı iken e-kitap okuyorsanız, oradan buradan yağan bildirimler nedeniyle yeterince konsantre olamıyorsunuz.
Tabii durum bununla da sınırlı değil. Eğer yatmadan önce kafanızı boşaltmak için kitap okuyan biriyseniz, durum daha da vahim. Harvard Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma, yatmadan önce ışıklı bir ekrana bakmanın uyku kalitesini olumsuz yönde etkilediğini gösteriyor. Uykuya dalmadan kafamızı boşaltmak için okuduğumuz kitap, kurtulamadığımız insomniamızın başrol oyuncusu oluveriyor bir nevi.
6. Yazarlar ve yayınevleri
E-kitapların kolayca korsanını üretmek ve internet ortamında paylaşmak mümkün. Ekonominin kötüye gittiği şu günlerde, zaten az kitap okunan Türkiye’de bu durum yayınevleri ve yazarları zor durumda bırakıyor. Basılı kitapların korsanları da var tabii, ancak bunlara hem ulaşmak, hem de üretmek elektronik kitaplara kıyasla çok daha zor. Korsancılığın yaygınlaşması, zaten kur nedeniyle darbe almış yayınevleri ve dolayısıyla yazarlara büyük bir darbe vurabilir.
Ancak işin bir de okuyucu kısmından bakmak gerekiyor. Maaşların zamlar karşısında kuş kadar kaldığı şu zamanlarda ilk vazgeçilmek zorunda kalınan lükslerden biri oluyor kitaplar. Kitap okuma kültürünün yaygınlaştırılması, kitapların herkese, her bütçeye ulaşıtırılabilir kılınması, baskı masraflarını neredeyse yok seviyesine indiren elektronik kitapların cüzi miktarlarla satışa sunulmasıyla başarılabilir gibi geliyor bana. Burada iş tabii ki yayınevlerine düşüyor…
Konuyu biraz toparlamak gerekirse, baskı – elektronik kitap ikilemi için biri diğerinden daha iyidir demek mümkün değil. İkisinin de üstün olduğu ve yetersiz kaldığı alanlar mevcut. İkilemde kaldıysanız koşulları göz önünde bulundurmanız gerekiyor. Kendimden örnek vermem gerekirse, kitabevi gezmeyi çok seven, raflar arasında saatler harcayabilen biriyim. Gözüme ilginç gelen bir kitap gördüğümde eğer bütçeme uygunsa mutlaka alıyorum. Hele evde, çok gezmeden tatil yapmayı planlıyorsam okumak istediğim kitapları basılı edinmeye çalışıyorum. İnternette gezinirken bir kitap önerisiyle karşılaşırsam ve o an elimde okuduğum hiçbir şey yoksa elektronik versiyonu tercih ediyorum. Sık seyahat etmem gereken dönemlerde, ya da bütçem uygun olmadığında tabii e-kitaplar kurtarıcım oluyor. Kitap fuarlarında, indirimlerde de e-kitabını okuduğum, beğendiğim kitapların baskılarını alıp kütüphaneme eklemeyi ihmal etmiyorum tabii.
Peki elektronik – baskı kitap ikileminde, siz hangi safta yer alıyorsunuz?
Bir yanıt yazın