Psikoloji ile İlginenlere Kitap Önerileri

Merhaba sevgili okuyucu, kışa özel 5 psikoloji kitap listesi adı altında psikoloji severler için paylaştığım ilk listemden sonra ikincisini de oluşturmak istedim. Uzun zamandır elim hep psikoloji bilimine dair kitaplara gitti. Uçsuz bucaksız, derya deniz bir alan aslında. Psikanaliz üzerine de okuyabilirsiniz, varoluşçu psikoloji ile ilgilenenleri de, psikiyatristlerin karşılaştığı akıl almaz durum hikayelerini de. Biraz çocukluğa dönmek, biraz hayatın anlamı derken sorgu sual, merak beni bu kitapları okumaya itti. İyi ki itmiş. Öncelikle çok severek okuduğum ve tavsiye edeceğim 3 kitap ile başlayacağım. Siz bunlara bakarken ben de diğer listemi hazırlayacağım. 

1)  İnsanın Anlam Arayışı – Viktor E. Frankl 
“İnsan, onurunu bir toplama kampında bile koruyabilir.”

Bence “İnsanın Anlam Arayışı” 166 sayfalık bir başucu kitabı fakat öncelikle biraz yazarı tanıyalım isterim. Viktor Frankl, Avusturyalı bir psikiyatri profesörü ve logoterapinin kurucusu. Logoterapi,  varoluşçu psikolojinin ekollerinden birisi, “anlam” anlamına gelen logos kelimesi ile terapinin birleşiminden oluşmuş ve anlam terapisi anlamına gelmektedir. Öyle ki “zevk ilkesi”nden bahseden Freud, bireyselliğe odaklanan Adler’den sonra doktor Frankl anlama odaklanmıştır. İnsanın biricik ilkesinin acının içinde dahi anlam bulma çabası ve motivasyonu olduğunu söyler. Logoterapiyi daha çok araştırmak isterseniz Logoterapi Enstitüsü Türkiye sayfasından detaylı bilgi alabilirsiniz.

1905 doğumlu nörolog ve psikiyatr Yahudi yazar Viktor Frankl Dünya savaşı sırasında Nazi toplama kamplarında kalmış ve kızkardeşi hariç tüm ailesini kaybetmiştir. Frankl, toplama kamplarına alınmadan önce üzerinde çalışmaya başladığı logoterapinin gerçek çıktılarını bu acı dolu toplama kamplarında deneyimlediğini ve karşılıksız kalmadığını da aktarmıştır. Bu yüzden kitabında nazi kamplarındaki acı dolu günlerinden örnekler vererek, anlamın ne denli bir hayatta kalma aracı olduğunu hepimize göstermiştir. 

 

“Toplama kamplarında yaşayan bizler, o kamptan bu kampa koşan, ellerindeki son ekmek kırıntılarını vererek başkalarını teselli etmeye çalışan insanları anımsayabiliriz. Sayıları az olabilir, ama bu bile, bir insandan bir şeyin dışında her şeyin alınabileceğini  yeterince gösterir: Insan özgürlüklerinin sonuncusu; yani, belli koşullar altında insanin kendi tutumunu belirlemesi, kendi yolunu seçmesi.”

Viktor Frankl’ı ve felsefesini daha yakından anlayabilmen adına youtube’daki röportajını bırakıyorum izlemek için buraya tıklayabilirsin.

Ayrıca iyi haber; eğer kitap okumaya zamanım olmuyor bu yüzden dinlemeyi tercih ediyorum diyorsan da Storytelde kitap bulunuyor, dinleyebilirsin.

2) Çocuklukta İhmalin İzi: Boşluk Hissi – Christine Musello, Jonice Webb

Yetişkinlerin, ebeveynlerin, terapistlerin okuması gereken bir kitap 

Dr. Jonice Webb ve Dr. Christine Musello’nun terapi hikayelerinden yola çıkarak yazdığı bu kitap, yazarın tabiri ile görünmez güç üzerine yazılmış yani duygusal ihmal. Bu görünmez güç o kadar etkilidir ki belki de hayatımızın en huzurlu, en zengin, en sosyal, belki en mutlu olduğu olması gerektiğini düşündüğümüz zamanlarda bizi boşluk hissine sürükleyiverir. Bu baş edilemez boşluk hissi görünmezdir, zamansız rahatsız eder, belki doğum gününde yeni yaşın için mum üflerken, sevgilinle el ele yürüyüşteyken ya da çocuğunun oyunlarına eşlik ederken sebebini bilemediğin, rahatsız edici bir his olarak hayatına giriverir. Bu tarif edilemez his kendisini öfke ile, ani ruh değişimleri ile, belki depresyon ile kendini gösterecektir. 

Musello ve Webb, bu boşluk hissinin çocukluğumuzda yaşamış olduğumuz duygusal ihmalin bir sonucu olduğunu söyler. Kitap bir duygusal ihmal anketi ile başlar. Sonrasında bu kitabın aslında çocukluğunuzda hatırladığınız anılarla ilgisi olmadığını ifade eder; aile içi çatışmalar, negatif anılar, elde ettiğiniz ödüller ya da pozitif anıların bir önemi yok, bu kitap hatırlamadığınız şeyleri farkına varmanız için yazılmıştır. Kitabı ilginç kılan da budur. 

Duygusal ihmal, doğası gereği farkedilmeyendir, söylenemeyendir, gözlenemeyendir, eylemden ziyade ihmal suçuyla ilgilidir. Çünkü “Bütün iyi ebeveynler, çocuklarını zaman zaman ihmal etmelerinden dolayı suçludur.”

Özfarkındalık kaslarınızı müthiş geliştirecek, tüm ebeveynlerin, ebeveyn olmaya hazırlananların, yetişkinlerin ve terapistlerin okumasının faydalı olacağını düşündüğüm bir kitap. Özfarkındalık is the new sexy! 

Bu kitabı dinlemek isteyenler için iyi bir haber; Storytelde bulunuyor.

3) Kendin Olmanın Dayanılmaz Hafifliği – Ferhat Jak İçöz

Psikolog Ferhat Jak İçöz, Milan Kundera’nın ünlü eseri Varolmanın Dayanaılmaz Hafifliği kitabının isminden de esinlerek ismini koyduğu kitabında, varoluşçu bakış açısı ile 40 farklı konuya değiniyor; duygular, aşık olmak, aile, cinsellik, yemek, beden, ölüm, yas, evler hatta sosyal medya üzerine dahi yazılmış birçok konuya ayrılmış kitap. Yazar aslında önsözünde bol bol kitabın ne olduğu ve ne olmadığı ile ilgili bize bilgi vermiş, bu yüzden buna değinmektense bana ne hissettirdiğini yazmak isterim. 

Öncelikle hali hazırda varoluşçu felsefeye duyduğum ilgi varoluşçu psikolojiyi de keşfetmemi sağladı. Yazar aslında psikolojiye konu olmuş birçok duyguyu da temeline varolma halini alarak ele alıyor. Kitabı okurken beni en çok keyiflendiren de aslında bu bakış açısıyla yazılmış olmasıydı. Duygularımızın nedenleri olsa dahi bu cevapları hızlıca vermeye, izaha odaklanmak yerine, kavramaya devam etmeye odaklanılmıştır. Böylelikle ilk aklımıza gelen cevaba değil, birden fazla cevabı da tanıma fırsatı elde ederiz.

Yazar bu sebeple bol bol varoluşçu filozofların düşüncelerine yer verir, alıntılar yapar. Keyifle okunacak, sizi sıkmayacak, yormayacak fakat üzerine de düşünmek isteyeceğiniz bir kitap. 

İyi okumalar, 

4) İnsan Olmak – Engin Geçtan

Belki de bu kitabı daha üst sıralara yerleştirmeliydim fakat bir favori sıralaması yapmadım açıkcası o yüzden devam edelim. Varoluşçuluk demişken, varoluşçu psikiyatriyi alanına konu edinmiş, ülkemizin önemli hekimlerinden birini de bu listeye yazmamak olmazdı. Engin Geçtan, İzmir doğumlu, tıp fakültesini tamamladıktan sonra uzmanlık eğitimlerini Amerika’da tamamlamıştır. ODTÜ, Boğaziçi, Marmara üniversitesi gibi üniversitelerde öğretim üyesi olarak çalışmıştır. 1983 yılında kitabın ilk baskısı yayınlanmıştır. 

Engin Geçtan’ın kitabını, deneyimli ve bilgi sahibi bir hekim ve yazarı saatlerce dinler gibi okudum.  İnsan olmak, tüm yönleriyle 83 yılından bugüne, insana ait olanı işlediği için güncelliğini koruyabilen bir kitap. Ana-baba ve çocuk, değersizlik duygusu, nevrotik duygular, kendini yaşamak üzerine yazdıkları ile hayatı yaşamaya dair ışık tutan bir kitap beklemektedir okuyucu.

 

 

Kendisiyle uyum halinde olan bir insan, başkalarına dostça yaklaşır, ama gereğinde onlara karşı çıkar ve haklarını savunmak için savaşır, bazen ise yalnız kalmayı yeğler. Bu durumlardan hangisini yaşayacağının seçimini o andaki içsel yaşantılarına ya da içinde bulunduğu evrensel koşullara göre yapar. Buna karşılık, insanlar vardır, sürekli başkalarının sevgisini ve onayını kazanmaya çalışır ve bunu yaparken de kişiliklerinden ödün verirler. Insanlar vardır, diğer insanları sürekli karşılarına alır ve dünyaya karşı sonu gelmeyen bir öfke yaşarlar. Ya da insanlar vardır, başkalarıyla aralarına görünmez bir engel koyar, onlarla yakın duygusal ilişkiler kuramazlar. Süreklilik gösteren bu tür tutumun her birinin gerisinde korku ve kızgınlık duyguları bulunur.”

Tilbe Saran’ın seslendirmesi ile  Storytel ‘de bulabilirsiniz.

İyi okumalar, 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Arşivler

Press ESC to close