
Türkiye’de Ensest Gerçeği

“ÇOCUK ÇOCUKTUR, MASUMDUR, PAKTIR.
ÇOCUKLUĞUNU YAŞAMALIDIR.”
Bazı konularda empati kurabilmek zordur, sanırım insan özellikle bize çok acı vereceğini bildiği konulardan olabildiğince duymamaya, kaçmaya meyilli.
En çok gündeme gelmesi gerekirken gözümüzü kapadığımız, veya göremediğimiz konular da şiddet, aile içi şiddet, aile içi tecavüz, taciz, istismar sanırım.
Gazeteci Büşra Sanay bu kitabı 2018 yılında çıkardı. Uzun süredir okumak istediklerimin arasındaydı fakat bir türlü elim varmadı, çünkü içinde neler yazabileceğini, az çok haber takip eden biri olarak bilebiliyordum. Kendisi 2015 yılında CNNTürk’teki köşe yazısında aile içinde yaşanan tecavüz olaylarından bahsetmiş ve görülmeyen bir konuyu gündem hale getirmişti. Daha sonra da Antalya, Diyarbakır, İzmir il il dolaşıp röportajlar yapıp Kardeşini Doğurmak kitabını çıkarmıştı.
Kitabın ismi sarsıcı, içinde yazanlar ise daha sarsıcı. Çok ustalıkla hazırlanmış, infaz ceza memurlarıyla, ceza hakimleriyle, hapishane psikologlarıyla, kadın dernekleri başkanıyla, sosyologlarla, din adamlarıyla, mağdurlarla görüşülmüş. Yıllar alan bir araştırmanın sonucu olarak da kitap bizlere sunulmuş.
Ensest nedir, Türkiye’de ne anlama gelir, aile içi cinsel şiddet nedir, bir vatandaş olarak sorumluluklarımız nedir? Ve daha fazlasını kitapta bulabileceksiniz.
Okuduklarınızı Hazmetmek Çok Zor
Öyle bir gecede oturayım bitireyim diyemiyorsunuz, hazmetmek çok zor okuduklarınızı.
Bir çocuğun en yakınlarından aldıkları darbeyi anlayabilmek, çektiği acıyı duyumsayabilmek, korkuyu, çaresizliğini hissedebilmek geceleri uykusuz bırakabiliyor.
Kitabı kaç kere yarıda bıraktığımı, derin derin nefesler aldığımı hatırlamıyorum. Tüylerimin ürperdiği, gözlerimin dolduğu anlar da oldu. Arka arkaya 5 bölüm Müge Anlı izlemek gibi bir şey oluyor… Fakat bir yandan da ne kadar da az gündeme gelen bir konu olduğunu gösteriyor, toplum olarak aslında o kadar az canımızı sıkıyoruz ki! Görmek istemezsek kanal değiştiririz, biraz dışarı çıkar kafa dağıtırız fakat asla toplumun ikiyüzlülüğüyle yüzleşmeyi kaldıramayız… Çünkü “Müslüman ülkede ensest olmaz” Peki gerçekten öyle mi?
“Çocuklarınızın söylemediği sözlere karşı duyarlı olun”
Kitabı okuduktan sonra öncelikle tüm annelerin, babaların ve sonra tüm vatandaşların okumasını istedim. Çocukları nasıl koruyacağımızı yeterince bilemediğimiz ve kötülüğün nereden geleceğini anlayamayacağımız için. O yüzden önce biz bilinçleneceğiz, sonra çocuklara iyi ve kötüyü ayırt etmeyi öğreteceğiz.
Mağdur çocuk,
“Bana çikolata vereceğini söyledi, gittim.
Çünkü o yaşıma kadar hiç çikolata yememiştim.
Paramız yoktu. Bilseydim gider alır mıydım amcamın uzattığı çikolatayı?”
Babasından, abisinden, amcasından, dedesinden cinsel istismara maruz kalan bu çocuklar artık büyüdüklerinde “insan, kendi gölgesine bile güvenmesin” diyor. Çünkü çocukken en çok güvenecekleri insanlar tarafından ihanete uğruyorlar.
Babalar “Önce meyvesini ben yemese miydim?” diyor, anneler düzeni bozulmasın diye susmayı tercih ediyor…
Üstelik kitapta yapılan röportajlardan da anlayacağımız üzere bunu sadece eğitimsiz, kırsal alanlarda görmüyoruz. Aile içi cinsel şiddet kendisini her eğitim seviyesinde ve şehirde gösterebiliyor.
Bunları görmezden gelme gibi bir lüksümüz yok. Önce vicdanen, sonra hukuken…
Buraya kısaca sade vatandaş olarak hukuki tarafını da kitapta yazılanlardan alıntılayarak aktarmak istiyorum;
“Sivil vatandaş, “halihazırda işlenmekte olan tacizi, istismarı, yani suçu gördüğü halde” ihbar etmemiş olması halinde, 1 aydan 1 yıla kadar hapis cezası alabiliyor. -…-
Kamu görevlilerinde ise suçüstü haline gerek yok. Yıllar öncesinin olayı olmuş olsa bile, bunu öğrendiği anda ihbar etmekle/gereğini yapmakla yükümlüdür. Aksi takdirde 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası vardır.”
Daha duyarlı günlerimizin olması dileğiyle,
Büşra Sanay’ın TEDxAlsancak’ta yaptığı konuşmasını da bırakıyorum. Umarım kitabı daha çok kişi okur ve okutur.
Bir yanıt yazın