Santorini Gezi Notları

Santorini’ye Gidiyoruz

Yunanistan’ın balayı adası olarak bilinen, bembeyaz evleri ile nam salmış Santorini adasına üç kız gittik. Bu yazıyı yazmak istedim çünkü biz Türkçe olarak çok fazla kaynak bulamamıştık. Umarım faydası olur. Haydi başlayalım!

Santorini Adası, herkesin de bildiği üzere Yunanistan’ın romantizmi ve balayı çiftlerinin uğrak yeri olarak nam salmış adalarından. Biz tüm bu bilgilere rağmen gezimize üç kız arkadaş olarak gitmeye karar verdik ve Şubat ayında biletlerimizi Temmuz’da gidecek şekilde Atina’ya kişi başı gidiş-dönüş 600 TL olarak Pegasus’tan aldık. Çok makul bir fiyata aldığımızı düşünürken Santorini Adası’na nasıl gideceğimizi hesaba katmamıştık. Hemen Santorini Adası’na gidiş dönüşleri araştırmaya başladık. Dilerseniz birçok firmayla deniz ulaşımı sağlayabiliyorsunuz fakat Atina’dan Santorini ulaşımı deniz yoluyla hiç de yakın değil! Üstelik uçak fiyatlarıyla aynı. Bu yüzden biz Atina – Santorini arası hava yolu ulaşımı kullanmayı tercih ettik. Yaklaşık gidiş dönüş 1000 TL olarak Aeagan Airlines‘tan biletlerimizi aldık. Böylelikle Atina-Santorini mesafesini 45 dk’ya indirdik.

Atina’ya Gidiş

Bilet saatlerimizi ilk gün Atina’da da vakit geçirebilecek şekilde ayarladık. Sabiha Gökçen’den Pegasus hava yolları ile Atina Havalimanı’na vardık. Atina’nın merkezi olan Syntagma’ya gidebilmeniz için öncelikle metro ya da otobüs bileti almanız gerekmekte. Gidiş dönüş bileti 10 euro, bir de single bilet alarak (8 euro) toplamda 18 euro ödedik. Single bilet almak gerçekten boş bir anımıza denk geldi. Atina merkezden tekrar dönüş olacağını düşünmüştük oysa gerek yoktu 🙂 Metro bilet fiyatlarını biz biraz yüksek bulduk ama Avrupa’da ne yazık ki ulaşım hep pahalı.

Metromuz gelmek bilmedi ve üzerimizdeki ince hırkaları rüzgardan dolayı bir türlü çıkaramadık! Hava biraz bulutluydu ve güneş görme umuduyla metroya bindik. Havaalanına metro çok sık aralıklarla gelmiyor. Planlarınızı buna göre yapabilirsiniz.

Ve öğlen saatlerinde Syntagma’ya ulaştık. Biz bavullarımızla kısa bir Atina turu yapıp akşam 20:40’daki Santorini uçağımıza yetişeceğimiz için Akropolis’teki M.Ö 5. yy’dan kalan Panthenon tapınağı’nı uzaktan görmekle yetindik. Bu haliyle bile oldukça etkileyiciydi. Syntagma metrosundan çıktığınızda dümdüz ilerleyerek H&M, Zara gibi global mağazaların olduğu bir caddeyle karşılacaksınız. Bu caddedeki Da Vinci dondurma dükkanını şiddetle tavsiye ediyoruz. Bubblegumlı dondurması bir efsane!

Da Vinci

Syntagma meydanı eğlenceli küçük bir meydan, biraz ilerlediğinizde kendinizi tarihin içinde buluyorsunuz. Çünkü tüm tarihi kalıntılar şehrin içinde sizi bekliyor. Biz de gelmişken bavullarımızla birkaç fotoğraf çekildik. Eğer yanınızda bizim gibi bavullarınız yoksa Panthenon tapınağına kesinlikle tırmanmalı ve Atina’yı tepeden görmelisiniz. Biz ne yazık ki gidemedik. Turistik bir başka bölge, meydana yakın olan Plaka bölgesi, bu bölgeden sevdiklerinize ve kendinize hediyeler alabilirsiniz. Hediyelik eşya dükkanlarında nazar boncuğu görürseniz şaşıracaksınız ama sonra alışıyorsunuz 🙂

Syntagma Meydanı – Atina

Bavullarla kısa bir turdan sonra merkezdeki National Park‘ta biraz soluklandık. Eğer zamanınız varsa burayı da gezmenizi tavsiye ederiz zira güzel bir parka benziyor. Ve oldukça yorulduktan sonra akşam otellere yerleşmek üzere havalimanına geri dönüldü. Ne yazık ki Aegean Airlines’a ait Olympic air firmasındaki uçağımız 1 saat rötar yaptı! Havalimanında üşüyerek beklememiz sonunda Santorini’ye nihayet varıldı.. ve bum! ulaşım yok 🙂 Çok geç saatlere kadar otobüs ne yazık ki yok. Biz geç vardığımız için saat (21.30 22: 00 gibiydi geçten kastımız) bir taksiciyle pazarlık yaparak 3 kişi 15 euro’ya anlaştık. Normalde 35 euro fiyat verdikleri için pazarlık yapmayı unutmayın! Gösterin Türk’ün gücünü 🙂

Fira Bölgesi / Santorini’de Ulaşım

Fira’nın volkanik dağ manzarası

Fira bence Santorini’nin en güzel bölgelerinden biri. Gün batımını izlemek üzere Oia’ya gitmeden önce ilk gün Fira’yı deneyimlemiş olduk. Oldukça güzel bir manzarası, arnavut taşlı yolları ve güzel dükkanları olan, kalabalık, canlı bir bölgesi. Volkanik dağ ve eşsiz bir deniz manzarasıyla akşam yemeğinizi yiyebilirsiniz. Oldukça keyifli bir yer. Güzel fotoğraflar çekilmeyi unutmayın!

Biz minik ve sevimli otelimizi Santorini adasının ortasında kalan ve daha merkezi olan, sözde eğlence merkezine yakın olan (Santorinide ne eğlencesi ayol??) Fira bölgesinden seçtik. Eğer ki Santorini’de bizim gibi birkaç günden fazla kalmayı düşünüyorsanız (ki biz düşünmemeniz taraftarıyız) Fira bölgesi iyi bir seçim oluyor. Eğer ki lüks bir otel yerine bizim gibi temiz olsun bizim olsun, ucuz olsun diyorsanız Karterados Fira’daki Villa Pavlina’yı tavsiye edebilirim. Bookings.com’da ismini aratırsanız kolaylıkla bulabilirsiniz. Çocuk havuzundan hallice bir de havuzu bulunuyor.

Karterados durağına oldukça yakın otobüs durağına giderek Kamari’ye gittik. Plajlar hakkında detaylı bilgiyi aşağıda paylaşacağım. Ulaşım bizi oldukça şaşırttı. Adada minimum 30-40 dk olmak üzere şehirlerarası yollarda bindiğimiz otobüslerden kalkıyor. Eğer iki kişiyseniz ATV ya da genelde tercih edilen Smart araçlardan kiralamanızda fayda var. Otobüs biletlerinin fiyatı 1.80 euro ile 2.40 arası değişiyor. Otobüsün içinde ödeniyor. Durağa gidince hemen otobüs saatlerinin fotoğrafını çekip inceleyin ve zamanından önce orada bekleyin. Asla erken gelmez ama geç gelip beklemeden gidebilirler. Bir dakika bile beklemeden yolcuyu doldurup gidiyorlar. Ve asla otobüse ıslak binmeye kalkmayın! Almayacaklardır. Gözlerimizle şahit olduğumuz bir durumdu bu. Şortumu değiştireyim, yok altına kuru havlu koyayım falan yemiyorlar. Anında devam ediyorlar. Bunlara önem verirken ayakta yolcu götürmekte ise hiçbir mevzu bahis görmüyorlar..

Santorini Plajları (Kamari, Perissa, RedBeach)

Sessiz sakin bir plaj: Kamari

Kamari

Biz Santori’nin ilk gününde Perissa bölgesine gitmek isterken asla otobüsün gelmemesi ile birlikte diğer bir plaj bölgesi olan Kamari otobüsüne binip Kamari‘ye gittik. Eğer +50 yaşındaysanız, elimi ayağımı her şeyden çekiyorum, kitabımı okuyarak bütün gün dinleneceğim derseniz burayı tercih edebilirsiniz. Zira oldukça sessiz sakin bir plaj bölgesi. Volkanik patlamalardan kopup gelen adalar olduğu için burada kum ve taşlar siyah. Sahilleri blackbeach, redbeach, whitebeach olarak ayırdıklarını göreceksiniz. (fakat whitebeachte de sadece taşlar beyaz, kum değil) Şemsiye ve 3 şezlong için toplamda 8 euro, kişi başı 2,60 euro gibi bir ücret ödedik. Oldukça makuldu. Burada beach restorantta pizza, patates, bira içerek günü Perissa bölgesine geçerek rotayı değiştirdik. Kamari’den Perissa’ya her 40 dakikada bir küçük botlarla sefer düzenleniyor. Botlar gerçekten küçük. Heyecanlı, sallanmalı bir yolculukla dağın bir diğer tarafına geçiyorsunuz. Kamari’den botla Perissa’ya geçme maliyeti kişi başı 5 euro.

Perissa Plajları

Perissa, Kamari’ye göre daha fazla insanın bulunduğu, daha müzikli ve kalabalık bir plaj bölgesi. Bu yüzden burayı daha çok sevdik ve iki kez geldik. Plajda oturduğumuz gibi ise İbrahim Tatlıses şarkıları duymamız bir oldu! Arkamızda sahibi lübnanlı olan bir beach cafeden bolca ibrahim tatlıses şarkısı dinledik. Best greek singer ever! 😀 Buranın denizini beğendik. Aynı beach cafede başka bir akşam Ouza içmeye geldik. Fena değildi.. Yine de Türk mezelerini ve denizinin üzerine asla çıkamadı!

RedBeach

RedBeach

Evet geldik en merakla bekleyip gittiğimiz beach’e. Redbeach! Girişinde ölüm tehlikesi, girilmez, kafanıza taş yağabilir gibi açıklamarına rağmen turistlerin akın akın gittiği -tabii bizim de- meşhur kızıl sahil. Burası Santorini’nin Akrotiri bölgesinde bulunuyor. Yine direkt gidebileceğiniz otobüsler bulunuyor. Deniz olarak bir özelliği bulunmadığını aktarmak isterim fakat coğrafi olarak görebileceğiniz ilginç yerlerden. Kızıl taşlardan düşmemeye çalışarak denize iniyorsunuz. Ben oldukça korkarak indim fakat gitmişken buna değiyor.

Oia ve Gün Batımı

Ve herkesin merakla beklediği, milyonların geldiği, kalabalık bir bölge olan Oia…

Oia

Buraya gitmeniz için biraz günün erken saatlerinde yola çıkmanızda fayda var. Zira kalabalık bir bölge olduğu için önce bolca gezip, sonra milyonlarla gün batımını izleyebilirsiniz. Biz büyük bir heyecanla gittik fakat beyaz evlerin olduğu yerleri çok keşfedemedik. Bunun yerine herkesle birlikte gün batımını izledik, zira herkes gün batımı için çoktan yerlerini almıştı. Güneş battıktan sonra bir alkış kıyamet kopuyor ve herkes hızlıca dağılıyor. Bir Adalı olarak (Kuşadası), eşsiz gün batımlarına alışkan olduğum için bana çok farklı gelmedi, bundan sonra her gün batımını alkışlayacağım 🙂

Santorini’den Dönüş

Ne yazık ki Olympic Air dönüşte de rötar yaptı. Bu demek oluyor ki uçuş saatlerinizi yakın almayın! Aman diyim uçakları kaçırırsınız. Bizim neyse ki arada zaman vardı. Dönüşümüzde helikopterden hallice bir uçakla Atina’ya döndük. Uçak oldukça eskiydi.

Tavsiyemiz şudur ki; Yunan adalarına gemi turuna sıcak bakmazdım ama bir adada çokca vakit geçirmek sizi sıkacaktır. Bu yüzden turlarla -ya da bunu kendiniz düzenleyerek- kısa seyahatler yapmak daha eğlenceli olacaktır. Bu arada her yerde rahatlıkla wifi bulabileceğinizi ve Yunanlıları biraz kaba bulduğumuzu da söylemeden geçemeyeceğim. Fakat Türkleri çok seviyorlar ve hepsi neredeyse en az birkaç kelime Türkçe öğrenmiş durumdalar. Turistik yerde esnaf olmak biraz bunu gerektirir çünkü 🙂

Umarım bu yazı yardımcı olur, sorunuz olursa yazmayı unutmayın!

Karadağ Gezi Notlarım

Karadağ Gezi NotlarımKaradağ'da gezilecek yerlerden bahsetmeden önce şöyle fikri olmayanlar için hızlıca bir sık sorulan sorular hazırladım. Sonrası benim gezime…

Atina Gezi Notları 2024
  • Ağustos 10, 2024
Kopenhag Gezi Rehberi
  • Haziran 30, 2024

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Arşivler

Press ESC to close