
Bu yılın Haziran’ında Berlin’e üçüncü gelişim oldu. Birçok Avrupa ülkesini 20li yaşlarımda gezdiğim için şimdilerde aynı yerleri tekrar tekrar gezmek görmek istiyorum. Bir şehri şehir yapan biraz da orada yarattığınız anılar ve bakış açınız oluyor. Enerjiniz, yaşam tarzınız hatta müzik zevkiniz bile bir şehir ile bağ kurmanızı sağlayabiliyor. Bu şehrin hem yüksek enerjiye sahip olmasını hem de sakin ve huzurlu tarafı olmasını seviyorum. İstersen en hip mekanlarda sabahlara kadar dans et, ister yemyeşil yürüyüş yollarında hareket et. Burada herkese göre bir şeyler var.
Bu yıl sıcaklıklar Haziran, Temmuz ayları beni şaşırtacak derecede hem Türkiye’de hem Avrupa’da oldukça yüksekti. Berlin’in hava durumu bizi biraz yağmur, biraz güneş ile karşıladı.
Cafe am Neuen See
Cafe am Neuen See, bu cafe/restoranı çok rastgele keşfettik. Berlin Tiergarten’ın yemyeşil yollarında uzun uzun yürüdükten sonra, çok yorulmuş ve soluklanacak bir yer arıyorduk. Banklar ıslak, masalarda kimse yoktu. Önce bize yağmurdan dolayı kapalı olduğunu söylediler, “Lütfen bir adım daha atmadan oturalım” sadece banklarda oturalım derken, masaların temizlendiğini insanların gelmeye başladığını farkettik.
Ben burayı baaya sevdim açıkcası. Üstelik pizzaları da şahane. Günbatımı, atmosfer, yemekler, biralar derken saatlerce oturduk. Self-servis hizmet veriliyor.
Burası Mitte bölgesinde bulunuyor, ünlü Brandenburg Kapısı ziyaretinizden sonra Berlin’in en eski ve en büyük parklarından Tiergarten içerisinden bol oksijenli yürüyüş yaparak ulaşabilirsiniz buraya.
Şöyle menüsünü ve diğer detayları da incelemek isterseniz websitesine de tıklayabilirsiniz.
House of Small Wonder
Burası brunch için tercih ettiğimiz bir yer oldu. Radarımın içerisindeydi fakat sosyal medyada rezervasyon usulü çalıştıklarını ve Ağustos sonuna kadar rezervasyona kapalı olduklarını okuduğum biraz hayal kırıklığı olmuştu fakat bu beni yıldırmadı ve yine de çiseleyen yağmurun altında önünden şöyle bir geçerken uğradık ve rezervasyonsuz yer bulmayı başardık.


Biz kahvaltılık bir şeyler tercih ettik. Bence kahve içmelikte gayet hoş bir yer. Bahçesi haricinde keyifli iç mekan tasarımı ile de hoş vakit geçirebilirsiniz.
Menü ve detaylar için websitesi burada,
Auguststraße 11-13 Berlin, Germany
Sofi Bakery
Sofi Bakery, Berlin’in Mitte bölgesinde bulunan 2020 yılında kurulmuş bir fırın. Sofi bir artizan ekmek üreticisi olmasının haricinde çıtır çıtır iki kez pişirilmiş kruvasanları ve İtalyan focacciaları ile de oldukça lezzetli bir yer. Biz harıl harıl her yere Berliner sorsak ve asla bizi anlamasalar da olsun biz yine de çıtır çıtır tatlılardan yedik. Berliner’i de tren garlarındaki fırınlardanaldık.
Mimarisi da Danimarkalı bir mimara aitmiş, onu biraz araştırdım çünkü minimal ve şık bir fırın.

The Barn
The Barn, Mitte bölgesinde bulunuyor ve House of Small Wonder’a oldukça yakın. 2-3 dakika yürüyerek ulaşabilirsiniz. Kahvesi çok övüldü, bana biraz türk kahvesinden hallice geldi. Herkesin övmesiyle gittik yalan yok. Fakat bize çok tat vermedi, belki beklentileri yükselttik bilemiyorum. Belki siz kahvede aradığınızı bulursunuz.


İçlerinden gittiğiniz olursa ya da farklı önerileriniz olursa bana yazın
Viyana Gezi Rehberi
- Kasım 27, 2023
Psikoloji ile İlginenlere Kitap Önerileri
- Aralık 9, 2023
Kopenhag Gezi Rehberi
- Haziran 30, 2024
Yanı başımızdaki Cennet Ada: Samos
- Temmuz 22, 2023
Karadağ Gezi Notlarım
- Nisan 20, 2025
Yeni Yıl Hedefleri 2025
- Ocak 6, 2025
Sevdiğimiz Ege Rotaları: Akyaka
- Ağustos 17, 2024
Atina Gezi Notları 2024
- Ağustos 10, 2024
Comments (3)
Pasaport Sırasını Kolaylaştıracak Öneriler - Oku Keşfetsays:
Kasım 2, 2023 at 12:59 pm[…] Berlin Mekan Önerileri 2023 […]
Avrupa'nın En Güzel Noel Pazarları - Oku Keşfetsays:
Kasım 21, 2023 at 10:51 pm[…] Berlin Mekan Önerileri 2023 […]
Santorini Gezi Notları - Oku Keşfetsays:
Kasım 29, 2023 at 9:17 am[…] Berlin Mekan Önerileri 2023 […]