Hayvanlardan Tanrılara – Sapiens – Yuval Noah Harari

Yuval Noah Harari’nin yazdığı Hayvanlardan Tanrılara kitabı son zamanlarda insanların ellerinde en çok gördüğüm ve en çok okumak istediğim kitaplardandı. Kitabın hızla popülerlik kazanması kimisini  okumaktan uzaklaştırsa, önyargı yaratsa da eminim birçok insan çoktan okuma listesine eklemiştir ya da okumuştur.

Okurken birçok noktasını işaretledim, altını çizdim. Kitabın dili çok ama çok hafif, zor konular herkesin anlayabileceği şekilde sadeleştirilmiş. Çok fazla konuya değinilmiş ve başlığa sadık kalınmış, “insanlığın kısa bir tarihi!” Popülerlik kazanmasına etki eden bir unsur da bu olabilir; yalınlığı.

Benim için aklımda çokca yer eden kısmı ise “Kas Gücü” hakkında yazdıklarıydı.

Günlük hayatımda kadın-erkek eşitliği söz konusu olduğunda en eşitlikci yaklaşan kişinin bile ağzından “ama erkekler kadınlardan daha güçlü” argümanını duyuyorum. Vurguladıkları güç kavramı fiziksel, bunun da istemeden sosyal güce etki ettiğini varsayıyorlar aslında.

Bu iş hayatı, ev hayatı, arkadaşlıklar kısacası sosyal hayatın her alanında karşıma oldukça çok çıkıyor. Sonuç olarak insanlar bir eşitsizliğe inanıyor. Bu fiziksel eşitsizlik inancı bilincimizin en karanlık köşelerine işlemiş ve tüm kötücül durumları kendilerince -belki istemeseler de- haklı çıkarıyor ve konu onlar için kapanmış oluyor. Vicdanlardan ses çıkarmaya gerek kalmıyor.

Vicdanımızın sesini bastırmaya yeten, tüm sömürülmelerin, arka plana atılmaların, dışlanmanın, yaralamanın, öldürülmenin, hiçe sayılmanın temeli “erkekler kadınlardan güçlüdür” algısı olabilir mi?

Harari’nin kas gücüyle ilgili yazdıkları bu yüzden bence üzerinde düşünülmesi gereken güzel bir bölüm;

“En yaygın teori erkeğin kadından daha güçlü olduğunu, bu gücünü de kadınları itaat ettirmek için kullandığı öne sürer. Daha üstü kapalı bir versiyonuysa, erkeklerin kas gücü isteyen tarla sürme ve hasat kaldırma gibi işleri domine ettiğini öne sürer. Bu durum, erkeklere gıda üretiminin kontrolünü verir ki, bu da zamanla siyasi nüfuz anlamına gelmektedir.

Kas gücüne vurgu yapmanın iki sorunlu yanı vardır. Birincisi, “erkekler kadınlardan güçlüdür” önermesi sadece ortalama için geçerlidir ve güçten ne anladığımıza bağlıdır.

Kadınlar genellikle açlığa, hastalığa ve yorgunluğa erkeklerden daha dayanıklıdır, ayrıca erkeklerden hızlı koşabilen ve daha büyük ağırlıkları kaldırabilen pek çok kadın vardır.

Dahası, ve bu teori için en kötüsü, kadınlar tarih boyunca fiziksel güç gerektirmeyen (rahiplik, hukuk ve siyaset gibi) işlerin tamamından dışlandıkları gibi, ağır fiziksel güç gerektiren pek çok işe zorlanmışlardır. Eğer toplumsal güç, fiziksel güce ve dayanıklılığa göre dağıtılsaydı, kadınların çok daha fazla toplumsal güce sahip olması gerekirdi.

Daha da önemlisi, insanlarda fiziksel güçle sosyal güç arasında doğrudan ilişki yoktur. Genç insanlar fiziksel olarak çok daha güçlü olsalar da, yaşlılar genellikle gençlerden daha üstün ve söz sahibidirler.

-….-

Avcı toplayıcı toplumlarda siyasi tahakküm, genellikle en gelişmiş kaslardan ziyade en gelişmiş sosyal becerileri olanda bulunuyordu. Örgütlü suçlarda da en güçlü adam büyük patron olacak diye bir kural yoktur. Hatta patron genellikle gücünü nadiren kullanan, bunun yerine genç ve daha fit adamlara kirli işlerini yaptıran biridir.

-…-

Aslında insanlık tarihi de fiziksel güçle sosyal güç arasında genellikle ters yönlü bir ilişki olduğunu gösterir. “

Belki konuları derinlemesine işlenmiyor ama yüzeysel de olsa açık ve net bir şekilde söylemek istediklerini söylüyor Harari.

Okumakta fayda var.

İyi okumalar,

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Arşivler

Press ESC to close