Yavru Köpek Sahiplenme Deneyimlerim – Likya ile İlk Gün

32 yaşında bir çocukluk hayalinin gerçekleşmesine hazır hissetmem ile birlikte bir yavru köpek sahiplendim. İnstagramda yaklaşık belki 10-15 sayfa takip ettiğim hayvan sahiplendirme sayfalarının birinde kara gözlü kara bir kız çocuğu görmem ile birlikte, İzmir-Karşıyaka’da da olduğunu öğrendiğim o zamanki adıyla Toffee ile tanışmaya niyetlendim. Sinan Canan‘ın bir konuşmasında çok beğendiğim cümlesi vardı; “Niyet tanımı gereği gayreti doğuruyor, gayret oldukça da fırsatı geldiğinde cesaret gösterilebiliyor. Niyet yoksa gayret yok, gayret yoksa cesaret yok.” 

Niyetimin artık cesarete dönüşmesini istedim ve 3,5 aylık, kara gözlü, heyecanlı köpeğimi sahiplendim. Toffee de çok güzel isim olmasına rağmen değiştirmek istedik. Likya yaklaşık 20 gün isimsiz olarak gezdi, çünkü herkes başka isim yakıştırıyordu 🙂 En son Likya isminde karar kıldık ve kendisine de çok yakıştığını düşündük. Size nacizane, yavru köpek sahiplenme deneyimlerimden bahsetmek istiyorum. 

Likya 7 aylık

Evet gel gelelim benim 3,5 yavru köpek bakımı ile olan imtihanıma. Buraya gün be gün yaşadıklarımı ve öğrendiklerimi yazmak istiyorum. Çünkü birçok şeyi Likya ile deneyimliyorum ve çok şey öğreniyorum hatta bazen yanlış öğrendiklerimi yeniden güncelliyorum. 

Likya ile İlk Gün

Yalan yok, sahiplendiğim arkadaş köpeğime çok iyi bakmış. En iyi mamalar ile beslemiş, bir sürü oyuncak almış, eğitim çiti, pedi, mama kapları her şeyiyle yerleştirdik eve Likya’yı. Tabii ben Likya’nın düzenini oturtana kadar çişler kaçtı. Kapı kapatılınca kapılar da tekmelendi. Fakat kendisini daha ilk günden, tasmasını tutup avm ye götürmek durumunda kaldım, hemen avm kızı oluverdi. Beni restoranda bile üzdüğünü söyleyemem. Fakat ben hayatımda böyle bir sorumluluğu ilk defa alan kişi olarak heyecanlı ve aklım hep ondaydı. Kendisini 2 gün sonra yazlık eve taşıdım. Arabada hiç sesi çıkmadı. Hatta arabada çok uslu ve huzurlu olduğunu söyleyebilirim. Böylelikle Eylül’de köpeğim ile ilk araba yolculuğumuzu da hemen yapmış olduk.

Likya ile İlk Araba Yolculuğu

Köpek ile araba yolculukları ile de sonradan öğrendiğim çok şey oldu. Örneğin ilk seyahatinde kusmamasına rağmen, diğer seyahatlerde kustuğu oldu. Çünkü sıcak klimayı köklemişim! Üstelik yeni yemek yemişken yola çıkarmışım. Haklı valla, benim bile midem bulanıyor bu durumda. Artık hafif pencereleri açıyorum, içeriyi aşırı sıcak yapmıyorum ve yemeklerimizi birkaç saat önceden yiyoruz. 

Likya ile Tuvalet Alışkanlığı

Tuvalet alışkanlığı kazandırmak en çekindiğim taraftı, ya eğitim veremezsem, ya sürekli eve yaparsa diye baya korktuğum zamanlar oldu. Fakat ilk eğitimini tuvalet alışkanlığı için verdim ve başarılı da olduk. 

Likya eve geldiği günden beri deli gibi videolar izliyorum, açıkcası tuvalet eğitimi konusunda bana kısa sürede en faydalı olan Ergün Turgan’ın YAVRU KÖPEK TUVALET EĞİTİMİ NASIL YAPILIR?

videosu oldu. Köpeğime box eğitimi verdim. Gece boxta uyudu, sabah ilk işim sürekli aynı yere tuvalete çıkarmak oldu. Tuvaletini dışarıda birkaç kez aynı yere yapması ile zaten tuvalet noktasını işaretledi. Köpekler yaşadığı yerlerin pislenmesini zaten aslında istemiyorlar. Dolayısıyla bir şekilde rahatsızlıklarını belli ettiklerinde (ayak ısırma, üzerine atlama, havlama vb.) pede yapmalarını beklemeden mümkünse dışarı çıkarabilmek önemli. Saatleri oturttuktan sonra tepki vermesini beklemeden çıkartmak daha iyi olacaktır.

Likya ile Yeme Alışkanlığı
Böyle bir şey yok haha. Hapur hupur yiyo her şeyi. Fakat şaka bir yana, köpeklerin dışarıda yerden bir şeyler yeme, kaka vb. yeme, masadan yeme gibi durumlar tabii uzun uzun konuşulur. Ben bu konularda pek eğitemedim henüz. Fakat şunu söyleyeyim, hayatında ilk defa evde köpek besleyen biri olarak dışarıda köpeklerin kaka yemesini gördüğümde şok olmuştum ve baya da iğrenmiştim yalan yok. Genelde köpekler kedi mamalarına çok düşkün oluyorlar bu yüzden özellikle kedi dışkısına oldukça düşkünler. Bunu büyük oranda bitirdik, her gördüğümde şşt diyerek tasmasını çektim. Bu yüzden sürekli kontrollü gezdirdim. Onun haricinde bazı köpeklerin de kendi dışkılarına yeme gibi problemleri oluyor sanırım. Bunu ben deneyimlemedim. O yüzden yorumum yok. Fakat genelde yavru köpeklerde daha çok görülüyor.
 
Masadan kesinlikle yediğimiz yemekten vermiyorum. Bununla ilgili oldukça savaş halindeyiz ve inatlaşıyoruz. Ekmek görmeye görsün, bayılıyor! ama ben onu da çok vermemeye çalışıyorum. Bu arada köpeklerin havuç yemesi faydalı dedikleri için bir kez denedim, kemirip bıraktı. 

Kendi mamasını eğer yeteri kadar yorulduysa ya da aç ise hızlıca yiyor (ki istenen de hızlıca mamayı bitirmeleri), max 10-15 dk mama kabını tutup sonra kaldırıyorum. Onun haricinde mama konusunda edindiğim bilgiler; 

  • Mama kabı sürekli önünde durmamalı (eğitmen önerisi)
  • Yavru köpeklerde su hep önünde olmalı  (veteriner önerisi) (belli saatlerde wc ye çıkmaya alıştığında ve yaşı da büyümeye başladıkça çişi tutabiliyorlar) 
  • Yazın daha hafif olan somon vb balık ürünlü mama, kışın tavuklu vb. mamalar daha doyurucu oluyor (petshop önerisi)

Şimdilik aklıma bunlar geldi. Uzun da yazı oldu, sorularınız yorumlarınız var ise yorumlarınızı bekliyorum. 

Tabii ki bunlar benim deneyimlerim, lütfen siz özellikle beslenme vb. konuları kendi veterinerize sormayı unutmayın

Çav,

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Arşivler

Press ESC to close